Antakya’nın Reyhanlı çıkışında, Habib-i Neccar Dağı’nın uzantısı olan Haç ( Stauris ) Dağı’nın eteğindeki kayalara oyulmuş 13 metre uzunluğunda 9.5 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde bir mağara ( kaya ) kilisesidir.

Antakya’nın, etnik ve dini yapı bakımından karışık nüfus yapısı, ticari yolların kesişme ve kültürlerin birleşme noktasında bulunması, Hıristiyanlığın yayılmaya çalıştığı ilk dönemlerinde bu kentin bir propaganda merkezi haline gelmesine yol açmıştır. St. Pierre Kilisesi bu kapsamda Hıristiyanlığın ilk yıllarında dini toplantı merkezi olmuştur.

Hz. İsa’nın ölümünden sonra Antakya Kilisesi’nin kurucusu ve ilk rahibi sayıları havari St. Pierre M.S. 29-40 yılları arasında şehre gelmiş ve ilk dini toplantısını bugün St. Pierre Kilisesi olarak bilinen mağarada yapmıştır. Hz. İsa’ya inananlara Hıristiyan ( Hıristos ) adı da ilk kez Antakya’da bu kilise cemaatine verilmiştir. St. Pierre Kilisesi, bugün Hıristiyanlığın ilk mabetlerinden biri ve hac mekanı olarak kabul edilmektedir.

3 Haziran 1098 yılında Antakya’yı ele geçiren Haçlılar kilisenin ön bölümünü birkaç metre daha uzatıp iki kemerle ön cepheye bağlamışlardır. Kilise içerisinde yerdeki mozaik parçaları ile fresklerden bazı küçük izler kalmıştır. Sunağın solunda yer alan tünel paganist askerlerin baskınında, cemaati tahliye etmek için kullanmaktaydı.

Günümüzde dünyanın ilk kiliselerinden biri olarak kabul edilen mağara Anıt Müze olarak işlevini sürdürmekte olup Hıristiyan cemaat tarafından dini törenler için kullanılmaktadır. Kilise, Papa VI. Paul tarafından 1963 yılında Hıristiyanların hac yeri olarak ilan edilmiştir. Her yıl 29 Hziran günü din adamları ve kalabalık bir cemaatin katıldığı St. Pierre Günü ( bayramı ) kutlamaları yapılmaktadır.

FOTOĞRAFLAR KISA SÜRE İÇERİSİNDE GÜNCELLENECEKTİR.